Şafak Vakti Giderken

Posted: Aralık 2, 2011 in Sinematik
Etiketler:, , , , , ,

Bir süredir yazmak istediğim ancak bir türlü fırsat bulamadığım yazıydı “Şafak Vakti Gelirken” ancak film artık vizyondan kalkma aşamasına geldiği için “Şafak Vakti Giderken” başlığını daha uygun buldum. Bazılarınız attığım tweetten dolayı bekleyişe geçmişler, onun için beklettiğim herkesten özür dileyerek başlıyorum.

Şafak Vakti’nin gelişi pek etkileyici olmadı diyebiliriz. Summit yine sinemanın fanları dışındaki kitle için etkileyici bir eser yapma gayretine girmemiş gibi gözüküyor. Filmin ister iyi ister kötü olsun büyük hasılat yapacağı ortadaydı. Buradan yola çıkan yapımcılar iyi bir film yapmak gayretine pek düşmemiş gibi gözüküyor. Zira filmin fanları filmi zaten izleyecekti. Dolayısıyla her türlü vampir filmini arşivlik de olsa izleyen ben de bu filme ilk gününde gittim.

Filmin sırf daha fazla hasılat ve gelir elde etmek için ikiye bölünmüş olması bazı sahneleri gereksiz uzatmış. Her 5 dakikada bir öpüşen çiftimiz mutluluklarını gereğinden fazla gözümüze sokuyor ama bunu filmi sırf eleştirmiş olmak için söylemek de istemiyorum çünkü gerçek anlamda rahatsız olunacak bir şey değil. Zira konunun sonu her an olan var, olmayan var muhabbetine de dönebilir.

Filmden eğlenerek çıktım mı? Meyer’in vampirlerini kendi konsepti içinde tutarlı bulduğum için çıktım. Ama sadece kuru bir eğlenceydi bu. Vampir filmlerinden sırf vampirler olduğu için benim gibi zevk alan birisi her halükarda alacaktır zaten. Ayrıca gerçekleşen olayların yol açtığı bazı sonuçlar hikayenin sırf birşeylerin ters gitmiş olması için zorlandığı bir konu olmuş diyebilirim. Özellikle tüm hamile kalma hikayesi ancak bu filmin değil kitabın eleştirisi. Kitaptan sinemaya uyarlamalarda her zaman bazı sorunlar yaşanmıştır ancak bu filmdeki bazı sahnelerin sinemaya yansıması pek yaratıcı olmamış gibi bir görüntü yaratıyor. Nedense filmin yapımcıları filmin genç kitleden oluşan fanlarına iyi bir film yapmak yerine sanki geçiştirici sahnelerle hasılatı kaldırmayı daha uygun bulmuş. Zira bu denli bütçeye sahip olan bir filmde daha iyi bir senaryo ortaya çıkarılabilirdi diye düşünüyorum.

Bella'nın bebeğini oynayacak olan Mckenzie Foy

İlk bölümdeki ana temanın filmin sonuna doğru hamilelik ve bunun sonuçları üzerine olması hikayede “bir şeylerin ters gitmesi gerek hacı” mantığıyla yazılmış olsa da sinemada fazla sırıtıyor mu, bana göre hayır. Ancak kişisel zevkler söz konusu olduğunda bu da değişebilir tabi. Ancak her şeye rağmen biraz da film yapımcılık ve yönetmenlikten dolayı değil de hikayenin azizliğinden dolayı böyle bir duruma düşüyor desek pek yanlış olmaz. Şafak Vakti ne Eclipse kadar hareketli ne de Alacakaranlık kadar duygu dolu bir film. Hikaye ise biraz zorlama olduğundan acı çeken bir vampir draması izlemekten başka çaremiz kalmıyor. Filmin sonunda vampire dönüşen Bella’mız ise sonunda muradına eriyor ve biraz daha hareketli bir 2. Bölüm bizleri bekliyor. Önümüzdeki yapımın hızlı büyüyen bir bebeğe sahip olmasını sinemaya nasıl yansıtacaklar merak etmiyor değilim. Mckenzie Foy için hızlı yaşlandırma tekniklerinden bahseden yapımcılar göze batmayan birşeyler ortaya çıkarmak için fazla çaba harcayacaklar gibi gözüküyor. Bu kadar laftan sonra da yüzüstü birşeyler çıkar mı, çıkabilir, Şafak Vakti’nin sinema için pek uygun olmadığını bir kez daha belirteyim de beklentiler yükselmesin.

Duygu ve düşünceleriniz için yorum bölümünü kullanmaktan çekinmeyin, bloğu hareketlendirmek istediğim şu günlerde kendi düşünceleriniz de benim için önem taşıyor.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s